Blog
İnsan ezberleri bozabildiği sürece kendini geliştirir ve ilerler. Hepimiz ezbere karşıyızdır ama ezbersiz de yapamıyoruz maalesef. Yapay zeka süreçlerinin gelişmesinden sonra sanki bunu daha sık yapar hale geldik. Farkına varmadan robotlaşıyor muyuz acaba? Yapay zekaya aşırı güvenip hem zekamızı kullanmıyor hem de kendi zekamızı küçümsüyoruz galiba. Unutmayalım ki, o doğal olmayan zekaları doğal zekalarımızla biz ürettik.
Son birkaç senenin finansal ezberi;
“Faizler yüksek, bu faizlerle kredi kullanılır mı?”
"Neden kullanılmasın!..."
Merkez bankasının faizleri ilk arttırmaya başladığı dönemleri hatırlayalım. Kredi faizleri %10-15 aralığından bir anda %25-30 aralığına çıktığında ezber severler; “faizler yüksek bu faizlerle kredi kullanılmaz, batarsınız” demiyorlar mıydı? Sonra yine aynı şeyleri söylediler faizler 40’lara 50’lere geldiğinde. 60-70’lerde yine aynı şeyi söylüyorlar. %30’dan kullananlar battı mı çıktı mı?
Ezbere inanıp işini büyütemeyenler ve verileri doğru okuyup, süreci doğru yönetip işini büyütenler… İşte asıl mesele bu!...
1994 ve 2001 krizlerinde döviz kredilerinde %30, TL kredilerde %700’leri gördük. Uzunca bir süre 200-300’lerde devam eden kredi faizleri dönemlerini de yaşadık. O zaman da firmalar kredi kullanıyorlardı. Bu firmaların da bir kısmı battı bir kısmı batmadı. Neden battı, neden batmadı?
Faizler yüksek mi , faizin yüksek olup olmadığını nasıl anlarız?
Faizler %10-15 bandından bir anda %25-30 bandına geldiğinde TÜİK’in enflasyonu 60-70’lerde, halkın enflasyonu ise %100’ler seviyesindeydi. Sizce, enflasyon %60 iken %25 faiz yüksek mi? Ya da enflasyon %70, faiz %60. Faiz yüksek mi acaba? Firmalar girdi maliyetleri arttığında bunu fiyata hiç yansıtmazsa evet yüksek, sakın kredi kullanma. Ama yansıtıyor, satabiliyor ve tahsil edebiliyorsan yüksek değil, işine bak kardeşim!..
Ezberlere inanma, kendine inan
Zeka bilgiyle parlar. Bil ki parla
Kimsenin dediğine bakma
işine bak kardeşim!..